BIST 10013.122,585.54%
BIST 5011.995,725.52%
BIST 3015.716,045.58%
BIST TÜM16.811,055.74%
BIST Sınai18.325,375.79%
BIST Banka15.149,916.38%
XTMTU15.332,694.85%
BIST Teknoloji41.335,565.19%
BIST 10013.122,585.54%
BIST 5011.995,725.52%
BIST 3015.716,045.58%
BIST TÜM16.811,055.74%
BIST Sınai18.325,375.79%
BIST Banka15.149,916.38%
XTMTU15.332,694.85%
BIST Teknoloji41.335,565.19%
Borfin
Piyasa

Bessent'in Mesajı Yetmedi : Tahvil Faizleri Yeniden Yükseliyor

02 Eylül 2026

·Burak Ciğerci
  • Bessent’in Tahvil Piyasasına Mesajı Sonrası Piyasalarda Dengeler Yeniden Değişti

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in geçtiğimiz günlerde ABD tahvil piyasasına yönelik verdiği mesajlar, küresel piyasalarda kısa süreli güçlü bir hareketlilik yarattı. Uzun vadeli ABD tahvil getirilerindeki geri çekilme, dolar cinsi varlıklardan çıkışı beraberinde getirirken; altın, petrol, hisse senetleri ve diğer riskli varlıklarda alımların güçlenmesine neden oldu.

  •  Bessent’in Mesajı Tahvil Faizlerini Geriletti

Piyasaların yakından takip ettiği gelişme 19 Ağustos’ta yaşandı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD tahvillerindeki satış baskısını azaltmak amacıyla yürütülen tahvil geri alım programının kapasitesinin artırılabileceğine yönelik mesaj verdi.

Bessent’in açıklamaları, yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi planlanan geri alım kapasitesinin 4 milyar dolara kadar çıkarılabileceği beklentisini güçlendirdi. Tahvil piyasasında talebin artabileceği beklentisi, özellikle uzun vadeli tahvil getirilerinde hızlı bir geri çekilmeye yol açtı.

19 Ağustos günü açıklama öncesinde yaklaşık %4,71 seviyesinde bulunan 10 yıllık ABD tahvil getirisi, açıklamaların ardından %4,64 seviyesine kadar geriledi. Aynı dönemde 30 yıllık tahvil getirisi ise %5,28’den %5,18 seviyesine kadar çekildi.

Böylece kısa süre içerisinde 10 yıllık getiride yaklaşık 7 baz puan, 30 yıllık getiride ise yaklaşık 10 baz puanlık düşüş yaşandı.

Makale içeriğiMakale içeriği

  • Tahvil Faizlerindeki Düşüş Risk İştahını Destekledi

Tahvil getirilerindeki geri çekilme, yalnızca tahvil piyasasıyla sınırlı kalmadı. ABD faizlerindeki düşüşün finansal koşulları desteklemesi ve dolar cinsi varlıklara yönelik baskının azalmasıyla birlikte küresel piyasalarda risk iştahı güçlendi.

Bu süreçte altın, petrol, hisse senedi endeksleri ve kripto varlıklarda güçlü hareketler izlendi.

Ons altın, söz konusu dönemde yaklaşık 4.320 dolar seviyesinden 4.698 dolara kadar yükselirken, Bitcoin ise 64.000 dolar seviyelerinden 81.200 dolar seviyelerine kadar çıktı.

Böylece hem geleneksel güvenli liman olarak öne çıkan altın hem de yüksek riskli varlık sınıfında değerlendirilen Bitcoin, tahvil piyasasındaki gelişmeye güçlü tepki verdi.

  • Ancak Tahvil Faizlerindeki Geri Çekilme Kalıcı Olmadı

Piyasaların sonraki süreçte odaklandığı temel konu ise Bessent’in açıklamalarının tahvil getirileri üzerindeki etkisinin ne kadar kalıcı olacağı oldu.

İlk aşamada sert şekilde gerileyen ABD tahvil getirileri, aradan geçen sürede yeniden yükselişe geçerek müdahale öncesindeki seviyeleri test etmeye başladı.

10 yıllık ABD tahvil getirisi bugün itibarıyla %4,80 civarında işlem görürken, 30 yıllık tahvil getirisi ise yeniden %5,28 seviyesini test ediyor.

Tahvil faizlerindeki bu yükseliş, ilk aşamada güçlenen risk iştahının yeniden sorgulanmasına neden olurken, dolar tarafında da toparlanma eğilimini destekledi. Buna bağlı olarak altın, hisse senetleri ve diğer riskli varlıklarda satış baskısının arttığı görülüyor.

  • Piyasanın Yeni Beklentisi: Bessent Yeniden Devreye Girecek mi?

Tahvil getirilerinin yeniden yükselmesiyle birlikte piyasaların odağında artık ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in atacağı yeni adımlar bulunuyor.

Yatırımcıların bir bölümü, uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükselişin finansal koşullar üzerinde baskı yaratmaya devam etmesi halinde Bessent’in yeniden sözlü yönlendirmede bulunabileceğini değerlendiriyor.

Bu nedenle ABD tahvil piyasasında %4,80–%5,20 bandı, özellikle uzun vadeli faizlerin yönü açısından yakından izlenmeye devam ediyor.

  • Uzun Vadeli Görünüm

Daha uzun vadeli perspektiften bakıldığında ise ABD 10 yıllık tahvil getirilerinin, 2008 küresel finansal krizinden bu yana aşmakta zorlandığı yüksek faiz bölgesinde işlem görmeye devam ettiği görülüyor.

Son dönemdeki hareketler, tahvil faizlerinde aşağı yönlü kalıcı bir kırılmadan ziyade, yüksek faiz ortamı içerisinde yaşanan sert dalgalanmalar olarak öne çıkıyor.

Önümüzdeki dönemde ABD Hazine’sinin tahvil geri alım politikası, Fed’in faiz patikası, enflasyon görünümü ve uzun vadeli tahvil arzı tahvil getirilerinin yönü açısından belirleyici olacak.

Özellikle 10 yıllık getiride %4,80–%5,20 bandının, 30 yıllık getiride ise %5,20 üzerindeki seyir, küresel risk iştahı açısından kritik önem taşımaya devam ediyor.

Makale içeriği

Kaynak: Tahvil Expert, Finnet

Fonbul
Bu haberi paylaşın

İlgili Haberler